ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakereler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. NBC News’in ünlü programı Meet the Press’e katılan Trump, olası bir anlaşmanın İran’ın yurt dışında dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını hemen kapsamayacağını belirtti. Daha önceki açıklamalarında ise, “Evet, eğer kurallara uyarlarsa ve iyi bir performans sergilerlerse görüşmelere başlayabiliriz” şeklinde ifadeler kullanmıştı.
Tahran yönetimi ise, Washington ile yapılacak herhangi bir anlaşmada dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasını talep ediyor. Uzmanlar, bu varlıkların toplam değerinin 100 milyar doların üzerinde olduğunu ifade ediyor. Reuters, ABD’nin İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarının neden olduğu hasarların onarımı için bu varlıkları kullanmayı düşündüğünü bildirdi.
Trump, eski İran lideri Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından ülkenin yeni yönetimini “daha rasyonel ve zeki” olarak tanımladı. Yeni lider Mücteba Hamaney’in anlaşma sürecinde rol oynayabileceğini vurgulayan Trump, doğrudan görüşmeye açık olduğunu ifade etti. “İsterse kendisiyle görüşürüm, ancak şu ana kadar onunla doğrudan konuşmadım” dedi. Mücteba Hamaney’i babasıyla kıyaslayan Trump, “Daha genç ve daha rasyonel. Ağır yaralar aldı ama buna rağmen ABD ile ilişkileri konuşma cesareti gösteriyor” şeklinde konuştu.
Trump, İran liderinin nerede olduğunu bildiğiyle ilgili soruya ise, “Yerini tam olarak bilmek istemiyorum ama bildiğime dair güçlü bir ihtimal var” yanıtını verdi.
Eğer bir anlaşmaya varılırsa, Washington’un İran’ın yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ortadan kaldırmayı planladığını belirten Trump, aksi takdirde ABD’nin İran’ın askeri kapasitesini zayıflatma yoluna gideceğini ve nükleer materyalleri ele geçirme koşullarını oluşturacağını söyledi.
ABD ile İran arasında, üç aydır devam eden savaşın sona erdirilmesi amacıyla büyük ölçüde dolaylı görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor. Görüşmelerdeki taslak anlaşmanın, İran’ın nükleer programı gibi kritik konuların ileriki müzakerelere bırakılmasını öngördüğü ifade ediliyor. Ancak taraflar arasındaki zaman zaman yaşanan çatışmalar nedeniyle henüz bir sonuca ulaşılamadı. İran, milyarlarca dolarlık petrol gelirlerine erişim, ham petrol ihracatına yönelik yaptırım muafiyetleri, limanlardaki ABD ablukasının kaldırılması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini korumak istiyor. Savaş öncesinde, küresel petrol taşımacılığının yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazın İran tarafından fiilen engellendiği bildirilmektedir.
